17 Mart 2010 Çarşamba

9 Mart 2010 Salı

bu sabah

elife özendim ve duruda arkamdan işe giderken el sallar mı diye düşündüm..uyanmış 8de anniiiiii diye sesleniyor..boğuştuk sarıldık öpüştük emzik saklama ve kapmaca oynadık...
babası dün akşam maçta (ES ES ES Kİ Kİ Kİ ESKİ ESKİ ES) olduğu için göremeden uyumuştu onunla da hasret giderdiler...
sonra nenNesi (bakıcısı Figen Hanım) geldi..keyfi yerindeydi epey..anneannesinin gönderdiklerini üstüste giyip( 3 BODY 2 ELBİSE)  ona da gösterdi bir fasıl..
sonraa evden çıkma faslına geldi sıra önce baba çıktı kapıya ayakkabılarını giydi..duru hanım el salladı öptü..fırsat bu fırsat deyip bende cup kapının önüne çıktım habire birşeyler anlatıyor bana bıdı bıdı bıdı..baktım paspasa çıkmış ondan sonra kızılca kıyamet koptu..yerlere attı kendini..o da gelecekmiş bizimle...asansörde hala çığlıkları geliyordu..içim parçalandı..
bir kez daha işten yaşam koşullarımdan ve çalışmak zorunde olmaktan nefret ettim...arabada ağladım...çok ağladım..babada ben de gidemedik..öyle yanyana otoparkta kaldık...bize balkondan el salladı ama içi buruk ...kuzucum biz sabahları kaçmaya devam onu anladım el falan sallamayacaksın henüz bize anlaşıldı...

8 Mart 2010 Pazartesi

8 mart hepimize kutlu olsun..Can Dündar'dan çok sevdiğim bir yazı

Kadın Olmak!...

Bir kadın çocuktur aslında… Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak sevmeli erkek kadını… Ama hiç bir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz; ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz..
Bir kadın güçlüdür aslında...
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar.
Bir kadın sevgidir aslında...
İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever; ama, tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer alamazsınız. Her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette Bunun tek nedeni ise engelleyemedikleri ”acımak" duygusudur.
Bir kadın yalnızdır aslında...
Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız, onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
Bir kadın çılgındır aslında...
Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. Üreticiliğinin sınırı yoktur ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkeğini bekler. Hoyratça harcamaz üreticiliğini. Sadece erkeğine saklar. Bir kadının gerçek erkeği olmayı başarabilmişseniz çok şanslısınız demektir. Çünkü hayatın içinde olan her şey ancak kadınlar olduğunda anlam kazanıyor. Yemek yemek, su içmek bile. Bir kadının elinden içtiğiniz suyla kendi kendinize bardağı doldurup içtiğiniz su arasındaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız ne yazık ki yaşamıyorsunuz!
............bir kadını ağlatırken çok dikkat edin..!!!
....... çünkü Allah gözyaşlarını sayar.....!!!!
kadın;erkeğin kaburgasından yaratıldı,ayaklarından yaratılmadı..!!!
öyle olsaydı ezilirdi......!!! üstün olsun diye başından da yaratılmadı......!!
AMA GÖĞSÜNDEN YARATILDI......
Eşit olsun diye......
kolun biraz altında...
Korunsun diye...!!!
KALP HİZASINDA SEVİLSİN DİYE!!!

26 Şubat 2010 Cuma

boncuk gözlüm bloğuna Birben'e ithafen

aynen aynen aynen..nefret ediyorum kitaplarda yazanlardan artık..neymiş efendim evden işe giderken nereye gittiğini ne zaman döneceğini gitmek zorunda olduğunu anlatacakmışsın..bak bak bak..yok öyle bir şey ya..uygulayan varsa da ayakta alkışlıyor ve şapka çıkartıyorum..
eğer uyuyor olursa süper çıkıyorum evden..uyanıksa kaçıyorum ama kaçmak için ne numaralar yapıyorum çünkü paçama tutunuyor ve beraber adım atıyoruz bir ara bakıcı teyzesiyle dans falan ederken ben sıvışıyorum..eğer ki kaçamazsam kapıdan beni uğurlarsa..işte o zaman çok üzülüyor..öyle uzun uzun ağlamıyormuş ama yarım saat kapının önünde annem diye oturuyormuş üzgün üzgün..
akşamları hep mutlu karşılıyor beni kapıda..alıştı artık anne gelince nenne gider nenne gelince anne gider..
akşam yatana kadar kucak kucağayız sürekli öpüşmeler falan..gece de malum hala beraber uyuyoruz...

24 Şubat 2010 Çarşamba

18 Şubat 2010 Perşembe

hayretle izliyorum



ayşegül anneannesi geldi kızımı göremeye sonunda bizi çok mutlu etti..




Duru'nun büyümesini izliyorum hayretler içinde..
her gün yeni bir şeyler öğreniyor..dün kapalı olan salonun kapısını açtı parmaklarının ucuna kalkarak..
bilgisayarda babytv oyunları oynamaya bayılıyor tabii ki sadece 10 dakika izin veriyorum..
eve birilerinin gelmesine bayılıyor..kapıda çığlık çığlığa karşılıyoruz asansörden inenleri..
sabahları evden ayrılmak çok zor oluyor eğer uyanıksa..kaçar gibi gidiyoruz o da çok üzüyor beni..istiyorum ki el sallasın öpüp koklayarak çıkalım evden ama sanırım şu an için imkansız:(
tüm oyuncaklarını ve yediklerini hepsini paylaşıyor etrafındakilerle..hatta parkta tüm oyuncaklarını etraftaki çocuklara veriyor ..
en sevdiği şey 'paaka' gitmek oldu!!havalar güzel gidiyor eskişehirde her gün park sefasında kuzucuk..

5 Şubat 2010 Cuma

canım ebrucuğuma...


ilk kez anne olacağımı öğrendiğimde yanımda olduğun için, her başım sıkıştığında, iyi günümde ve kötü günümde yanımda olduğun için, gözyaşlarımı silip gülüşlerime gülüş kattığın için dostum olduğun için sonsuz teşekkürler...

şimdi sıra sende eminim mükemmel bir anne olacaksın...birlikte büyüteceğiz bebişlerimizi..

sağlıkla güzelliklerle al bebişini kollarına...güz güneşi gibi yalın, duru olacak..güz yağmurları gibi güzel kokacak yavrun...

sevgili Bora ile karı-koca iken artık bir aile olma yolunda ilerliyorsunuz..ben ve tüm dostlar seslenebileceğiniz uzaklıkta olacağız her zaman...

seni ve sevgili baba adayımızı çok çok öpüyorum...dünyanın en güzel anne adayına..
sevgilerimle..
evrim

2 Şubat 2010 Salı

bu arada..


unutmuşum yazmayı..duru 1 haftadır akşamları yatağa yatıp (tabii ki benim yatağıma) gözlerini kapatıyor ..ben de yanına yatıyorum ve şarkı söylüyorum..şarkının 3. nakaratında uyumuş oluyor..kesinlikle sallatmıyor ayakta:)) ama gündüz bakıcı teyzesine sallatıyormuş..ve gündüz uykusu maksimum 1,5 saate düştü..bir de bu şekilde dolaşmaya bayılıyor ....

çocuğunu 10 km sırtında taşıdı

'Patnos ilçesine 40 kilometre uzaklıktaki Canik mezrasında havale geçiren 7 yaşındaki Habip Demirkıran, kar yolları kapattığı için 3.5 saatte hastaneye babsının ve annesinin sırtında götürüldü'
ben böyle haberleri okuyunca kendimden,yaşadığım hayat şartlarından ülkemden çok çok utanıyorum..adalet kelimesi eşitlik kelimesi anlam bulamıyor dimağımda..çevremdekilere maddi durumu olmayanlara yardıma ihtiyavı olanlara hep veriyorum veriyorum ama oralara o imkansızlıklara ne yapabilirim ki..o da baba o da ana..bazen üzüldüğüm ve uğraştığım şeyler o kadar anlamsız oluyor ki..az önce yazdım ya..neymiş duru yemek yememiş tüm haftasonuççboşversene evrim boşver...bak hayatta neler oluyor ve insanlar nelere üzülüyor

günler akıp gidiyor..tutamıyorum zamanı












ne kadar çabuk geçiyor zaman..en çok bu zamanın içinde akşamları ve haftasonlarını sever oldum..kuzum ile vakit geçirdiğim zamanları yani..Duru'nun şimdiden kendine ait bir dünyası var..canının istediğini o dünyanın içine sokuyor ve çok kesin sınırları var..hoşlanmıyorsa bir şeyden mümkün değil kabul ettirmek..2 yaş sendromuna adım adım gidiyoruz herhalde..
haftasonunda doğru düzgün bir şey yemedi...süt danone meyve suyu..ne kahvaltı ne çorba..hep tükürdü..çok çok sinirlendim inadını kırmak mümkün değil...şimdi düzeldi..anlamıyorum neden oluyor..burun akıntısı hala devam..ama burnunun çok güzel temizletiyor..temnizlik bitene kadar damla damlatırken falan hiç itiraz etmiyor..
dün ilk defa gittiğimiz büyük teyzesinde tüm evi kurcaladı aslında hiç böyle bir huyu yoktu ama evin altını üstüne getirdi..
cumartesi hava güzeldi..parkta oynadık..çok mutlu oldu...bense kan ter içinde kaldım peşinde koşmaktan ve sonunda çamurun içine kapaklandı ve 'pis pis duyu 'diye eve gitmek istedi..
dün ise ilk defa iki kelemelik cümleler kurdu ve arkasından çok güldü:
-al aç!
-vel aç!
-al konus!
-çüt vel!
var mı bundan güzel bir mutluluk şu hayatta?



21 Ocak 2010 Perşembe

19 Ocak 2010 Salı

dinliyorum..



Candan Erçetin..kırık kalpler durağında..
Neslihan Demirtaş...ağlaya ağlaya...
çok şey buldum kendimden siz de dinleyin..seveceksiniz